İstanbul’un Kadıköy ve Fikirtepe sokaklarında kapkaç ve araba hırsızlığıyla başlayan bu serüven, kısa sürede büyük bir organize suç şebekesinin dikkatini çekti. Yiğit, keskin zekası ve direksiyon başındaki soğukkanlılığı sayesinde şebekenin en genç "kaçış pilotu" oldu. Ancak yeraltı dünyasında yükseldikçe düşmanları da arttı; en güvendiği ortağının ihanetine uğrayınca İstanbul Emniyeti peşine düştü. Kelepçelerden son anda kurtulan Yiğit, elindeki tüm parayı bir insan kaçakçısına vererek sahte bir pasaportla silivriye giden bir kargo gemisine kaçak olarak bindi.