Efe Keskin, şehre geldiğinde büyük bir servete veya güçlü bağlantılara sahip değildi. Ticaret hayatına küçük bir tekel dükkânı işleterek başladı. Uzun saatler çalıştı, müşterilerini tanıdı ve çevredeki esnafla güvene dayalı ilişkiler kurdu. Zamanla yalnızca ürün satan biri olmaktan çıkarak restoranlara, gece kulüplerine ve farklı işletmelere düzenli mal tedarik etmeye başladı.
Kazandığı parayı gösterişli bir hayat için harcamak yerine işlerini büyütmekte kullandı. Önce bir depo ve dağıtım ağı kurdu, ardından taşımacılık, eğlence, güvenlik ve gayrimenkul sektörlerine yatırım yaptı. Bu şirketleri tek bir yapı altında birleştirerek Keskin Holding’in temellerini attı.
Efe, yükselişi boyunca çevresine sadık ve güvenilir insanları topladı. Aralarındaki bağ zamanla sıradan bir iş ortaklığının ötesine geçti ve bu yapı şehirde Keskin Ailesi olarak tanınmaya başladı. Aile, holdingin sahadaki gücünü ve düzenini korurken holding de grubun yasal ve ticari yüzünü oluşturdu.
Efe’nin asıl amacı yalnızca zengin olmak değildi. Şehrin ticaretini, işletmelerini ve önemli kararlarını etkileyebilecek bir güç kurmak istiyordu. Bunu gereksiz şiddet veya açık tehditlerle değil; para, bağlantılar, ortaklıklar ve doğru zamanda yapılan anlaşmalarla gerçekleştirdi.
Küçük bir tekel dükkânından başlayan yolculuğu, zamanla şehirde söz sahibi olan bir holdingin ve güçlü bir ailenin doğuşuna dönüştü. Efe Keskin artık yalnızca bir iş insanı değil, şehirdeki birçok kararın dolaylı olarak kendisine ulaştığı sessiz fakat etkili bir otoriteydi.